Her ay izlediklerimi, okuduklarımı ve gezdiğim yerleri yazdığım bu serinin son yazısını yazarak 1 yıllık bir sürecin sonuna ba...

Ekim ve Kasım Ayı Nasıl Geçti? - 2017

18:16:00 Mustafa TÜRKÖZ 8 Yorum

Ekim ve Kasım Ayı Nasıl Geçti? - 2017 - mustafaturkoz.com


Her ay izlediklerimi, okuduklarımı ve gezdiğim yerleri yazdığım bu serinin son yazısını yazarak 1 yıllık bir sürecin sonuna başarılı bir şekilde geldiğimi düşünüyorum. Aralık ayı sonunda yıllık analizlerim ve düşüncelerimi paylaşacağım inşallah. Yani, "Aralık Ayı Nasıl Geçti" diye bir yazı gelmeyecek, onun yerine "2017 Yılı Nasıl Geçti?" yazısını yayınlayacağım.

Diğer yazımda planlı yaşamayı hayatımın bir parçası haline getireceğimi söylemiştim. Büyük konuşmamak gerekiyormuş :/ Dediğim kurallara uyamama nedenim, ödev ve projelerin yoğunluğu. Başarısızlığımı nedenlerin üstüne atarak nedenlerin hakkına girmek istemiyorum, tüm suç benim, istesem her şeye vakit ayırabilirdim, ama ben, oturdum film izledim. Kendime söz Şubat ayı farklı bir başlangıç olacak. Dönüşüm muhteşem olacakk..

Şubat ayından sonra mühendis unvanı almama 5 ay kalmış oluyor. Peki ben bunun için heyecanlı mıyım? Üniversite bittiği zaman, hazır bir mühendis olarak hayatın trafiğine karışmam gerek. Kendimi 1. sınıfta ki kadar heyecanlı hissetmiyorum doğruyu söylemek gerekirse. İlk zamanlarım da bilgisayar ekranına "Hello Mustafa" yazdırmak bile bana harika bir his veriyordu. Yıllar yıllar sonra, yani 2-3 yıl sonra, ekrana yüzlerce "Hello Mustafa" yazdırmak bile beni fazla mutlu etmiyor. Galiba tripli bir çocuk oldum çıktım. Ama valla tripli bir insan değilim, sadece bilgisayar benim ilgimi eskisi kadar çekemiyor(çekmiyor değil). Problem bende değil. Buradan mühendislik okumak isteyenlere sesleniyorum. Aklınız varsaa,, ya da neyse ülkenin mühendise de ihtiyacı var. Zor bir bölüm değil bence. Beni yıpratan sözel dersler ve proje raporları hazırlamak. Üzerimde oluşan yorgunluk sevdiğim derslere odaklanmamı etkiliyor.

İnsanlar okumasa dünya daha güzel bir yer olur bence. Zaten artık eğitimler internetten oluyor, okula gitmesek de olur. Neden? Çünkü, okula yetişecem diye otobüste uykulu uykulu ayakta dakikalarca yol gidiyoruz. Sabahın köründe teyze ve amcalarım sanki öğrencileri sinir etmek amaçlı belediye tarafından otobüslere yerleştiriliyor. Yaşlanınca bende amca veya dede olacam, ama bilmiyorum, sabahları okul vakti otobüslere binmeseler onları daha çok seveceğim. (Burada tepki yiyecem..) Maalesef, üniversite hayatım boyunca şehir içi yolculuk yaparken koltuğa oturma sayım bir elin bir parmağını geçmedi. Büyüklerle tek derdim bu, yer kapma savaşı. Kötü biri değilim bu arada, içimden gelerek yer veririm herkese. Ama sabah binmesinler işte.. (Bu hikaye tamamen bir hayal ürünü olup, gerçekle ilgisi yoktur.)

Ne yazıyordum onu da unuttum.. Kafam iyice karıştı. Mühendis olmayın kafanız karışır..

Yukarıda yazanları okumasanız da olur, direk buradan okumaya başlayabilirsiniz. Bu uyarıyı görene kadar okuyan okumuştur zaten. Siliyim dedim yazdıklarımı, silmedim, çünkü, silmedim. Evet Ekim ve Kasım ayında neler yaptım? Hiç bir şey hatırlamıyorum. Sunumdur, rapordur bu iki ay ömrümden boşu boşuna gitti. Öğrenciler hep böyle sınavım var, projem var diye ağlar, alışsanız iyi olur.

Serimin son yazısı için sizlere okuduğum kitap, izlediğim film ve dinlediğim şarkılardan bahsedecem. Yeni yıla hayırlı bir şekilde girersek, farklı ve faydalı konseptlerle blog hayatımı şekillendirmeyi planlıyorum. Bi aksilik olmazsa tabi ki.

Unutmadan, hiç bir insan başarısız olmaz durduk yere. Eğitimi öğrencilere aşılıyamıyorlar. Yoldan geçen kime sorsanız hiç bir öğrenci okula bayıldığını söylemiyecektir. Bu sizce de güzel bir olay mı? İnsan neden sevmeden yaptığı bir konu üzerine başarılı olsun ki. Bazen de insanı sevdiği konulardan soğutuyorlar. Bir hoca niye gülmez, niye sınıfa girince bir "Selam gençler" sözünü diyemez. Bazı utangaç hocalar var böyle. Şunu da unutmayın, okul bilgi öğrenme yeri değildir. Mühendislik okuyorsanız her şeyi sizin bilmeniz gerekir.. O zaman hemen google'a girelim öğrenelim. Hocalar öğretmekten kaçıyor, yahut yaptıkları işten nefret ediyorlar, bizi başlarından savıyorlar. Ders anlatanların çoğusu da slayt okuma şampiyonluğu olan hocalar.. Allah'ım beni gelecekte aklı başında bir insan eyle.

 #Müzik 

Şu sıralar "Anatolian Rock Revival Project" adlı youtube kanalından epey şarkı dinledim. 60'lı yıllardan 80'lere kadar uzanan Anadolu Rock müziklerinin arka planda kötü çıkan seslerini temizleyerek yayınlamışlar. Güzel iş çıkardıkları için sağolsunlar.

Can Bonomo - Bulunmam Gerek ⟶ Dinle

Simge - Armağan ⟶ Dinle

Kabhi Jo Badal Barse - Shreya Ghoshal ⟶ Dinle

Legends Never Die - Against the Current ⟶ Dinle

L.S.D Orkestrası - Neye Geldim Dünyaya ⟶ Dinle

Özdemir Erdoğan - Gurbet ⟶ Dinle

Mazhar ve Fuat - Adımız Miskindir Bizim ⟶ Dinle

Sena Şener - Sevmemeliyiz ⟶ Dinle

Nico - Blanco y Negro ⟶ Dinle


 #Dizi ve #Film 


Örümcek Adam: Eve Dönüş,  yeni Spiderman karakteri filme lise filmi havası vermesine rağmen daha komik biri olmuş.

46 Yok Olan, bu dizi zamanında Star Tv'de yayınlanmış yanlış hatırlamıyorsam, ve Rtük yayından kaldırdığı için 13 bölümlük bir dizi çıkmış. Behzat Ç karakterinden tanıdığımız Erdal Beşikçioğlu'nu aslında tam olarak bu dizide tanıdım. Çünkü Behzat Ç'yi fazla izlememiştim. 46 Yok Olan dizisinde role büründüğü Murat karakteri tam anlamıyla muhteşemdi. Oyunculuklar harika. Ülkemizde böyle bir dizi var ve bu diziyi maalesef ülkenin çoğu bilmiyor.

ÖNERİLEN İÇERİK: Scarecrow - Korkuluk
 Örümcek Adam: Eve Dönüş

 Payitaht: Abdülhamid 17-26. bölüm

 46 Yok Olan 5-13. bölüm(sezon bitti.)


  #Kitap 


Kitap: Oğullar ve Rencide Ruhlar

5 yaşına yeni girmiş filozof bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı komik ve akıcı bir kitap. Argo sözcükler olsa da komik bir şekilde hikayeleştiriliyor. Yeni başladığım bu kitap standartların dışında bir eser. İlk defa bir kitabı okurken bu kadar çok gülümsedim.



Diğer aylık yazılarıma da buradan ulaşabilirsiniz.

Yazının yayınlanma tarihi: 07.12.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

8 yorum:

  1. Hello Mustafa :) Tam 2 aylık yazı olmuş :) Galiba artık aylık özetler olacak burada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hi bro :) Yok bu dönem okulum bitsin, blogu daha düzenli bi şekle sokacam. Derslerden dolayı kendim bile bloğumun linkine girmedim haftalarca. Aylık özetlerin de son yazısıydı bu :) Kafam yerinde olmayınca blogger'a giresim gelmiyor.

      Sil
  2. Sevmeden başarılı olmak zor. Bizim eğitimdeki sıkıntılarımızdan biri de bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğretmenler öğretmekten zevk alsalar o sevgiyi bize aşılıyacaklar da, zor oluyor işte :)

      Sil
  3. 'mühendislik zor bir bölüm değil bence' cümlesini 'Bilgisayar mühendisliği zor bir bölüm değil bence' diye düzeltmeniz harika olur bence. Çünkü sizin 'Mühendislik' dediğiniz ve özet geçtiğiniz dal 4 ana dala ve onlarca alt dala ayrılmaktadır. Bilgisayar mühendisliği kolay bir bölüm sayılabilir fakat elektrik elektronik mühendisliği hiç kolay bir bölüm değil. Üstelik bir de ana dili İngilizce olarak okuyorsanız. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orada kendi bölümümü kastettim ama yanlış yazımdan mühendisliğin geneline hitap gibi olmuş. Elektrik elektronik ve makine mühendisliğinden arkadaşlarım olduğundan biliyorum o bölümlerin de ne zalim bi alanlar olduğunu. Doğruya doğru, bilgisayar mühendisliği daha kolay olsa da çok projeleri var ama.

      Neyse hangi bölüm zor savaşına girmiyim, kaybetmek istemiyorum :)

      Sil
  4. ya zaten bana kalsa bütün bölümler zor açıçası. Üniversite okumak başlı başına bir bela. bu arada takibe aldım sizi :D temelde meslektaşım sayılırsınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah tüm üniversite öğrencilerine hayırlısıyla mezun olabilmeyi nasip etsin inşallah :) Memnuniyet duydum, teşekkür ederim takibiniz için.

      Sil

UYUYAN BİR ADAMA SADECE RÜYALAR GELİR..