Ekim ve Kasım Ayı Nasıl Geçti? - 2017

Her ay izlediklerimi, okuduklarımı ve gezdiğim yerleri yazdığım bu serinin son yazısını yazarak 1 yıllık bir sürecin sonuna ba...

Ekim ve Kasım Ayı Nasıl Geçti? - 2017 - mustafaturkoz.com


Her ay izlediklerimi, okuduklarımı ve gezdiğim yerleri yazdığım bu serinin son yazısını yazarak 1 yıllık bir sürecin sonuna başarılı bir şekilde geldiğimi düşünüyorum. Aralık ayı sonunda yıllık analizlerim ve düşüncelerimi paylaşacağım inşallah. Yani, "Aralık Ayı Nasıl Geçti" diye bir yazı gelmeyecek, onun yerine "2017 Yılı Nasıl Geçti?" yazısını yayınlayacağım.

Diğer yazımda planlı yaşamayı hayatımın bir parçası haline getireceğimi söylemiştim. Büyük konuşmamak gerekiyormuş :/ Dediğim kurallara uyamama nedenim, ödev ve projelerin yoğunluğu. Başarısızlığımı nedenlerin üstüne atarak nedenlerin hakkına girmek istemiyorum, tüm suç benim, istesem her şeye vakit ayırabilirdim, ama ben, oturdum film izledim. Kendime söz Şubat ayı farklı bir başlangıç olacak. Dönüşüm muhteşem olacakk..

Şubat ayından sonra mühendis unvanı almama 5 ay kalmış oluyor. Peki ben bunun için heyecanlı mıyım? Üniversite bittiği zaman, hazır bir mühendis olarak hayatın trafiğine karışmam gerek. Kendimi 1. sınıfta ki kadar heyecanlı hissetmiyorum doğruyu söylemek gerekirse. İlk zamanlarım da bilgisayar ekranına "Hello Mustafa" yazdırmak bile bana harika bir his veriyordu. Yıllar yıllar sonra, yani 2-3 yıl sonra, ekrana yüzlerce "Hello Mustafa" yazdırmak bile beni fazla mutlu etmiyor. Galiba tripli bir çocuk oldum çıktım. Ama valla tripli bir insan değilim, sadece bilgisayar benim ilgimi eskisi kadar çekemiyor(çekmiyor değil). Problem bende değil. Buradan mühendislik okumak isteyenlere sesleniyorum. Aklınız varsaa,, ya da neyse ülkenin mühendise de ihtiyacı var. Zor bir bölüm değil bence. Beni yıpratan sözel dersler ve proje raporları hazırlamak. Üzerimde oluşan yorgunluk sevdiğim derslere odaklanmamı etkiliyor.

İnsanlar okumasa dünya daha güzel bir yer olur bence. Zaten artık eğitimler internetten oluyor, okula gitmesek de olur. Neden? Çünkü, okula yetişecem diye otobüste uykulu uykulu ayakta dakikalarca yol gidiyoruz. Sabahın köründe teyze ve amcalarım sanki öğrencileri sinir etmek amaçlı belediye tarafından otobüslere yerleştiriliyor. Yaşlanınca bende amca veya dede olacam, ama bilmiyorum, sabahları okul vakti otobüslere binmeseler onları daha çok seveceğim. (Burada tepki yiyecem..) Maalesef, üniversite hayatım boyunca şehir içi yolculuk yaparken koltuğa oturma sayım bir elin bir parmağını geçmedi. Büyüklerle tek derdim bu, yer kapma savaşı. Kötü biri değilim bu arada, içimden gelerek yer veririm herkese. Ama sabah binmesinler işte.. (Bu hikaye tamamen bir hayal ürünü olup, gerçekle ilgisi yoktur.)

Ne yazıyordum onu da unuttum.. Kafam iyice karıştı. Mühendis olmayın kafanız karışır..

Yukarıda yazanları okumasanız da olur, direk buradan okumaya başlayabilirsiniz. Bu uyarıyı görene kadar okuyan okumuştur zaten. Siliyim dedim yazdıklarımı, silmedim, çünkü, silmedim. Evet Ekim ve Kasım ayında neler yaptım? Hiç bir şey hatırlamıyorum. Sunumdur, rapordur bu iki ay ömrümden boşu boşuna gitti. Öğrenciler hep böyle sınavım var, projem var diye ağlar, alışsanız iyi olur.

Serimin son yazısı için sizlere okuduğum kitap, izlediğim film ve dinlediğim şarkılardan bahsedecem. Yeni yıla hayırlı bir şekilde girersek, farklı ve faydalı konseptlerle blog hayatımı şekillendirmeyi planlıyorum. Bi aksilik olmazsa tabi ki.

Unutmadan, hiç bir insan başarısız olmaz durduk yere. Eğitimi öğrencilere aşılıyamıyorlar. Yoldan geçen kime sorsanız hiç bir öğrenci okula bayıldığını söylemiyecektir. Bu sizce de güzel bir olay mı? İnsan neden sevmeden yaptığı bir konu üzerine başarılı olsun ki. Bazen de insanı sevdiği konulardan soğutuyorlar. Bir hoca niye gülmez, niye sınıfa girince bir "Selam gençler" sözünü diyemez. Bazı utangaç hocalar var böyle. Şunu da unutmayın, okul bilgi öğrenme yeri değildir. Mühendislik okuyorsanız her şeyi sizin bilmeniz gerekir.. O zaman hemen google'a girelim öğrenelim. Hocalar öğretmekten kaçıyor, yahut yaptıkları işten nefret ediyorlar, bizi başlarından savıyorlar. Ders anlatanların çoğusu da slayt okuma şampiyonluğu olan hocalar.. Allah'ım beni gelecekte aklı başında bir insan eyle.

 #Müzik 

Şu sıralar "Anatolian Rock Revival Project" adlı youtube kanalından epey şarkı dinledim. 60'lı yıllardan 80'lere kadar uzanan Anadolu Rock müziklerinin arka planda kötü çıkan seslerini temizleyerek yayınlamışlar. Güzel iş çıkardıkları için sağolsunlar.

Can Bonomo - Bulunmam Gerek ⟶ Dinle

Simge - Armağan ⟶ Dinle

Kabhi Jo Badal Barse - Shreya Ghoshal ⟶ Dinle

Legends Never Die - Against the Current ⟶ Dinle

L.S.D Orkestrası - Neye Geldim Dünyaya ⟶ Dinle

Özdemir Erdoğan - Gurbet ⟶ Dinle

Mazhar ve Fuat - Adımız Miskindir Bizim ⟶ Dinle

Sena Şener - Sevmemeliyiz ⟶ Dinle

Nico - Blanco y Negro ⟶ Dinle


 #Dizi ve #Film 


Örümcek Adam: Eve Dönüş,  yeni Spiderman karakteri filme lise filmi havası vermesine rağmen daha komik biri olmuş.

46 Yok Olan, bu dizi zamanında Star Tv'de yayınlanmış yanlış hatırlamıyorsam, ve Rtük yayından kaldırdığı için 13 bölümlük bir dizi çıkmış. Behzat Ç karakterinden tanıdığımız Erdal Beşikçioğlu'nu aslında tam olarak bu dizide tanıdım. Çünkü Behzat Ç'yi fazla izlememiştim. 46 Yok Olan dizisinde role büründüğü Murat karakteri tam anlamıyla muhteşemdi. Oyunculuklar harika. Ülkemizde böyle bir dizi var ve bu diziyi maalesef ülkenin çoğu bilmiyor.

ÖNERİLEN İÇERİK: Scarecrow - Korkuluk
 Örümcek Adam: Eve Dönüş

 Payitaht: Abdülhamid 17-26. bölüm

 46 Yok Olan 5-13. bölüm(sezon bitti.)


  #Kitap 


Kitap: Oğullar ve Rencide Ruhlar

5 yaşına yeni girmiş filozof bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı komik ve akıcı bir kitap. Argo sözcükler olsa da komik bir şekilde hikayeleştiriliyor. Yeni başladığım bu kitap standartların dışında bir eser. İlk defa bir kitabı okurken bu kadar çok gülümsedim.



Diğer aylık yazılarıma da buradan ulaşabilirsiniz.

Yazının yayınlanma tarihi: 07.12.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

Güvenilir Marka Uğur Soğutma

Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve pro...


Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve promosyonlara aldanmayın, bir markanın ne kadar güvenilir olduğu ve müşteri memnuniyetini ne denli önemsediği, ancak sahip olduğu sertifikalar sayesinde anlaşılabiliyor. Bu bakımdan, Almanya merkezli GC Mark, Avrupa’nın en saygın denetleme ve sertifikalandırma firmalarından biri sayılıyor. Firmaların hammadde işlemesinden üretimine, paketlemesinden satışa sunulmasına dek pek çok farklı unsurunu uluslararası standartlara göre denetleyip değerlendiren bağımsız bir kuruluş olan GC Mark, dünyanın en saygın ve prestijli sertifikalarını veriyor. GC Mark sertifikasına sahip olan bir şirketin ISO 9001, IS0 10001, 2, 3, 4 standartlarına uygun üretim ve kalite kontrolü yaptığına, sürekli olarak gelişime açık bir üretim ve yönetim yapısına sahip olduğuna emin olabilirsiniz.

Dünyada sayılı şirketin sahip olduğu GC Mark Verified Customer Satisfaction (Kanıtlanmış Müşteri Memnuniyeti) sertifikasına sahip olan tek Türk şirketi, hâlihazırda sektörde 60 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Uğur Soğutma. Müşteri memnuniyetine verdiği önemi Avrupa’nın en büyük bağımsız denetim kuruluşlarından biri olan GC Mark Verified Curstomer Satisfaction denetimini başarıyla tamamlayarak elde ettiği sertifikayla global düzeyde ispat eden Uğur Soğutma, böylelikle ürünlerinin kalitesi kadar tüketici deneyimine verdiği önemi de bir kez daha göstermiş oluyor. İki yıl boyunca Türkiye’de aynı sektördeki başka hiçbir markanın alamayacağı bu sertifika, Uğur Soğutma’nın müşterilerine vermiş olduğu değer ve önemi mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Uğur Soğutma, ürünlerinde GC Mark sertifikası amblemini kullanma hakkını da elde etmiş oluyor.

Diğer bir deyişle, Uğur Soğutma ürünlerinin kalitesi, global düzeyde bir kez daha tasdik edilmiş oluyor. Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasından ve bayilerinden satın aldığınız ürünlerden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz: Hem Uğur Soğutma, hem de GC Mark bunu garanti ediyor!
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bu Hafta Yaptığım Alışverişler - İndirimler!

Bu hafta kitap sitelerinde güzel indirimler vardı ve fırsatı yakalamışken hemen bir kaç kitap ve ıvır zıvır alışverişi yaptım. Alışver...

Kitaplar mustafaturkoz.com


Bu hafta kitap sitelerinde güzel indirimler vardı ve fırsatı yakalamışken hemen bir kaç kitap ve ıvır zıvır alışverişi yaptım.

Alışverişleri hepsiburada.com, babil.com ve kitapyurdu.com olmak üzere 3 farklı site üzerinden yaptım.

 Yorumlar! 

Kargo kıyaslamasında hepsiburada benden birinciliği alıyor. Çünkü kargolarının birbirine bağımlılığı yok. Bu şu demek, mesela 4 kitap alsam, biri temin edilemedi diye bekleme oluyor bazı sitelerde, ama hepsiburada da hazır olan ürünler hemen kargoya veriliyor. Kalanlarda temin edilince başka bir kargoyla tekrar teslim ediliyor.

Babil'de ise bu anlattığımın tam tersi oldu. 1 kitap yüzünden kargo gecikmeli geldi.

Kitapyurdu bunların ortası işte, ama benim en çok güvendiğim sitelerden de biridir.

Fiyat olarak babil iyi, amma ve lakin kitapyurdu'nda da kampanyalar çok oluyor. Bu yüzden hangisinden yaparsanız yapın karlı çıkabilirsiniz.

Babil.com'dan Neler Aldım?


Şifreleme ve şifre çözme yöntemleri - Ömer Örenç (15 liraya aldım.)

80x86 Assembly dili - Ahmet Tevfik İnan (15.12 liraya aldım.)

Hüccetü'l İslam - İmam Gazali (3.24 liraya aldım.)

Sherlock Holmes - Dörtlerin Esrarı (6.40 liraya aldım.)

Sherlock Holmes - Beyaz Birlik (10 liraya aldım.)

Hediye olarak babil defter ve ayraçlar geldi.

Kitapyurdu.com'dan Neler Aldım?


Anlıyorum Ama Konuşamıyorum & Bir İngilizce Öğren (eme)me Romanı (12.60 liraya aldım.)

Git ile Versiyon Kontrolü (18.75 liraya aldım.)

Git ve GitHub Kullanımı (10.40 liraya aldım.)

GIT ile Versiyon Kontrol ve Takım Çalışması (16.50 liraya aldım.)

Toplam 58.25 lira tuttu alışveriş. Cepteteb kampanyası ile 25 lira geri iadesi oluyor. Yani alışveriş toplamda 33.25 liraya geldi.

Kitapyurdu'nda, Cepteteb banka kartı sahiplerine özel Ekim, Kasım ve Aralık aylarında geçerli olmak koşuluyla toplamda 3 adet alışverişinizin %50'si geri iade ediliyor.

Kampanya detayı - Tıkla

!! Kitapyurdu.com'da %50 ve hatta %75 civarında indirimde olan kitaplar var. Zevkinize göre bir kaç kitap seçin. Bir de Cepteteb ile yaparsanız alışverişi, böylece %50 indirim daha kazanırsınız. Buyrun size sudan ucuza kitap. 20 liralık kitap oldu 5 lira!

Ntv yayınlarına da bakmanızı tavsiye ederim. Kitaplar %50 indirimde.

Hepsiburada.com'dan Neler Aldım?


Palmolive Duş Jeli (Kargo Bedava ve İndirim)

Colgate Diş Macunu (Kargo Bedava ve İndirim)

Palmolive ve colgate ürünlerinde indirim ve kargo bedava kampanyası var. Bir ürün bile alsanız karlı çıkarsınız. Markettekinden daha ucuzlar.

Anker PowerLine Micro USB Kablo 2 Metre
Telefon şarj kablom kaybolmuştu bir kablo almam gerekti. Yorumlarda hep olumlu şeyler yazıyordu. Anker Amerika'da en çok tercih edilen markaymış zaten. Fiyata göre çeşitleri var tabi. Ben 20-30 lira arasında ki bir fiyata aldım ve bir sıkıntısı yok gayet memnunum. Hatta eski kabloma göre daha hızlı şarj ediyor.

Fotoğrafında ileri mühendislik ürünü ve kurşun geçirmez kevlar fiber yazıyordu, buda beni hemen cezbetti. Satış taktiği işte, ama yenik düştüm bu tür ticari oyuna :)

Frisby FA-C5E14 2M CAT.5E Patch Kablo 
Bu kablo ile bilgisayarınızı ağ cihazlarına bağlayabilirsiniz. Aldıktan hemen sonra hemen okuldan kablo girişi olan bir sınıfta denedim, internete bağlandığım da sağladığı hız gayet iyiydi. Orijinal fiyatı 15 lira, ama sonuçta 3 liralık bir kablo. Beni ne kadar idare eder bilmiyorum ama kötü çıksa da 3 lira için üzülmem :)


Yazının yayınlanma tarihi: 28.10.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

Eylül Ayı Nasıl Geçti? - 2017

Eylül ayı ile yeni bir eğitim dönemine başladık. Bu yıl üniversite sona geçtim ve Allah'ın izniyle Haziran ayında mezun olmu...

Eylül 2017 mustafaturkoz.com


Eylül ayı ile yeni bir eğitim dönemine başladık. Bu yıl üniversite sona geçtim ve Allah'ın izniyle Haziran ayında mezun olmuş olacağım. Yani 2017-2018 eğitim yılı benim için inşallah son eğitim dönemi olacak.

Aylık yaptıklarımı anlattığım "Nasıl Geçti" serilerini yazarken güzel alışkanlıklar edindiğimi düşünüyorum. Çünkü, aylık yaptığım eylemleri daha fazla not almaya başladım ve hayatım biraz daha planlı bir hale geldi. Yaptığım kredi kartı harcamalarımı, ödemelerimi de not alıyorum. Tüm bunları yapmak yaşamımı gerçekten profesyonelleştirmeye başladı. Çünkü, artık unuttuğum bir şey olduğunda not defterime bakıp hatırlayabiliyorum.

Söz uçar, yazı kalır..

Nasıl planlı yaşıyorum? Örneğin, günde 1 saati mi İngilizce'ye ayıracağım. Cumartesi günleri ders veya benzeri şeylerle uğraşmayıp bu günü sadece film ve dizi izlemeye ayıracağım. Böylelikle cumartesileri biraz kafa dinleyeceğim. Planıma düzenli kitap okumayı da ekledim. Aslında günde 100 sayfa kitap okuyacaktım, maalesef 2-3 gün sonra bu bana zor gelmeye başladı ve bunu günde 50 sayfaya düşürdüm. Ayrıca belli bir saatte kitap okumak yerine, günün herhangi bir vaktinde 50 sayfa kitap okumanın faydalı mı faydasız mı olduğuna tam olarak karar veremedim. Bana göre, belli bir saati baz alarak bir plan yapmak, işleri o saatte yapmaya şart koştuğu için küçük bir stres oluşturuyor.

 #Müzik 


Maty Noyes - Say It To My Face ⟶ Dinle

Miriam Bryant - Rocked feat. NEIKED ⟶ Dinle

Charlie Puth - Attention ⟶ Dinle


 #Dizi ve #Film 


Muhteşem Yedili,  izlerken harcadığınız zamana değecek türden bir film. Rose Creek adlı küçük bir kasaba, Bartholomew Bogue adlı sanayicinin insanlık dışı kurallarıyla yönetilmektedir. Onları bu zor durumdan kurtarmak için bir araya gelen, farklı yeteneklere ve karakterlere sahip, aralarında ödül avcılarının, kanun kaçaklarının, kumarbazların da bulunduğu 7 silahşör ortak bir amaç uğruna güçlerini birleştirirler. Bu 7 kişilik grup sakin Rose Creek kasabasını gelecek büyük saldırıya karşı hazırlarken, kendi içlerindeki değerleri de yeniden keşfederler.

Lion, gerçek hayattan alınmış bir hint dram filmi. İzlenilesi filmlerden bir tanesidir. 5 yaşındaki Hintli bir çocuk ağabeyinin gelmesini beklediği tren istasyonunda yaşadığı kötü tesadüfler sonunda evinden kilometrelerce uzaktaki, başka bir dilin konuşulduğu Calcutta'da kendini yapayalnız bulur. Artık kayıptır ve eve nasıl döneceğine dair bir fikri yoktur. Kendini Calcutta'da bulan küçük çocuk büyük mücadelelerden sonra Avustralyalı bir çift tarafından evlat edinilir ve sevgiyle büyür. Aradan 25 yıl geçtikten sonra kaybettiği ailesini bulma isteğiyle Hindistan'a geri döner.

ÖNERİLEN İÇERİK: Bajrangi Bhaijaan - Hint Filmi
 Muhteşem Yedili

 Lion (2016)

 Rick and Morty 6-7-8. bölüm

 The Hitman's Bodyguard

 Diriliş: "Ertuğrul" 5-6-7-8-9-10-11-12. bölüm


 #Gezi 


Eylül'ün ilk haftaları memleketimdeydim. Tatilden hemen sonra Sakarya'ya yapay zeka yaz okuluna gittim. 3 günlük bir etkinlikti ve 3 günü iyi bir şekilde değerlendirmeye çalıştık.

ÖNERİLEN İÇERİK: Yapay Zekanın Hayatımıza Etkileri

Eylül'ün son haftası, kaldığım yurtta ki müdürümüzün memleketine bir gezi düzenlendi. Eskişehir'e yaklaşık 1 saatlik uzaklığı olan bir ilçe. İlginç ve yorucu bir yol güzergahı vardı. Hiç düz yol yoktu, sürekli viraj döne döne başımız da döndü :) Yolun yarısına kadar baya yüksek rakımlara çıktık. Diğer yarısında da sanki yerin dibine doğru bir yolculuk yapıyorduk. Tabi basınç farkından dolayı da kulaklarımızın ayarı bozuldu, birbirimizi duyamaz olduk. Sarıcakaya bir ilçe, fakat ilçeden çok bana köy havası verdi. Küçük bir yer zaten. Doğası güzel ama. Dediklerine göre kışın bile sebze çıkıyormuş.

Eskişehir Sarıcakaya mustafaturkoz.com
Eskişehir Sarıcakaya 
Eskişehir Sarıcakaya mustafaturkoz.com
Eskişehir Sarıcakaya 


Eskişehir Sarıcakaya mustafaturkoz.com
Eskişehir Sarıcakaya

Eskişehir Sarıcakaya mustafaturkoz.com
Eskişehir Sarıcakaya


 #Ekstra 


Yazarlık,

ioturkiye.com'da haftalık İngilizce'den Türkçe'ye çevirdiğimiz "nesnelerin interneti" hakkında güncel yazılar paylaşmaya başladım.

İngilizce blog,

İngilizcemi geliştirirken öğrendiklerimi tavsiyeler şeklinde paylaşacağım bir wordpress blogu kurdum. Yeni bir blog olması dolayısıyla şu an sadece tema ve logo ayarlarını yaptım. İncelemek isterseniz buradan siteye ulaşabilirsiniz. Site yakın zamanda aktif olmaya başlayacak.

Bilim dünyasında küçük bir gezinti,

muCosmo, 2014-2015 yıllarında açtığım en eski blog adresimdir. İlk açtığımda bilimsel ve ilginç konularda yazılar paylaşmak için açmıştım, fakat yoğunluktan dolayı neredeyse 2 seneye yakın fazla ilgilenemediğim bir blog oldu. Son günlerde eski temasını değiştirip biraz düzenlemeler yaptım ve hoş göründüğünü düşünüyorum.

Artık paylaşım yapacağım 3 blog adresim oldu. Bunlar;
 1  mustafaturkoz.com
 2  mucosmo.blogspot.com.tr
 3  blogmyeng.com

3 blog adresimde de faydalı ve işinize yarayacak paylaşımlara devam edeceğim. Takip ederseniz sevinirim.


Diğer aylık yazılarıma da buradan ulaşabilirsiniz.

Yazının yayınlanma tarihi: 08.10.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

Dünyadaki Sosyal Problemlere Değinilen Bir Web Dizisi: SCARECROW | KORKULUK

Barış Özcan hakkında tanıtım yapmadan başlıkta bahsettiğim konuya girmek istiyorum, ama biraz da olsa kendisinden bahsederek konuya geçeceğ...

Barış Özcan hakkında tanıtım yapmadan başlıkta bahsettiğim konuya girmek istiyorum, ama biraz da olsa kendisinden bahsederek konuya geçeceğim. Çünkü, Türkiye nüfusunun büyük bir yüzdesi artık Barış Özcan'ı tanıyordur diye ümit ediyorum. Tanımayanlar da varsa youtube kanalını ziyaret edebilir. Hatta buradaki ViBio videosunu izleyerek Barış Özcan hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Barış Özcan kanalında sanat, tasarım ve teknoloji konularını harmanlayıp güzel video içerikler çıkarıyor. Benim ilgimi en çok çeken kısımlar teknoloji videoları oluyor, ama her videosu birbirinden güzel, mutlaka videoları izlemenizi tavsiye ediyorum. Barış Özcan bunlarla da kalmayıp çoğu videosunda kişisel gelişime dair bilgileri insanlarla paylaşıyor. Bu içeriklere de "Harekete Geç" adlı video listesinden ulaşabilirsiniz.

Gelelim yeni bir projesine!


Irkçılığın, giyim tarzının, dini görüşlerin insanların yaşamında nasıl problemler yarattığını biliyoruz. Bu etkenler insanların birbirine saygısının azalmasına, kavgalar etmesine neden oluyor. Barış Özcan'ın deyimiyle tüm bunların altında bilinmeyene duyulan  #korku  yatıyor. İnsanların daha bilinçli olabilmesi için bir web dizisi hazırlamış. Adı "Korkuluk". İlk bölümü dün yayınlandı. 1. bölümünü ise daha bugün izleyebildim. Bugün yayınlanacak 2. bölümünü de merakla beklemekteyim. Seri 23 Eylül'de 6. bölümünü yayınlayarak son bulacak.



Çoğu insan ırkçılığa karşı çıkıyor, dini görüşlere açık. Ama neden bu problemler hala artarak devam ediyor! Belkide sözdedir bu düşüncelerimiz. Korkuluk dünya çapında, insanlara faydalı olacak bir film olur umarım.

Yazının yayınlanma tarihi: 19.09.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

Radyo Tiyatro ile Hayal Gücünüzü Geliştirin

Radyo Tiyatro Radyo tiyatro , görselliğin olmadığı, oyunların sesli olarak canlandırıldığı ve ses efektleriyle dinleyiciye tiyatro izl...

Radyo tiyatro mustafaturkoz.com
Radyo Tiyatro


Radyo tiyatro, görselliğin olmadığı, oyunların sesli olarak canlandırıldığı ve ses efektleriyle dinleyiciye tiyatro izliyormuş hissi veren iletişim şeklidir.

Radyo tiyatro 2. dünya savaşından sonra daha çok yaygınlaşmaya başlamıştır. İnternette gördüğüm bir bilgi ise gerçekten çok komiğime gitti.

1938 yılında H. G. Wells'in Dünyalar Savaşı isimli kitabını radyoya uyarlayan Orson Welles, oyunun yayınlandığı ABD'de kısa süreli bir panik yaşanmasına sebep olmuştur. Oyunda, marslıların Dünya'yı işgal ettiği konusu bir haber bülteni şeklinde işleniyordu ve bunun sadece bir radyo tiyatrosu olduğu daha sonra anlaşıldı.

Yani o zamanlarda insanlar çoğunlukla radyo dinliyordu ve böyle bir haber duyanlar nasıl bir tepki vermiştir merak ettim. Eminim ki baya panik olmuşlardır :)


Radyo tiyatrosunda her ses daha farklı olmakta. Ayak sesleri, nesnelerin çıkardıkları dikkat çekici sesler, hepsi farklı hayal gücü oluşturuyor beynimizde. Tiyatro dinlemek, izlemeye göre beynimizin olayları hayal gücü ile daha farklı canlandırmasını sağlar. Bu da zihnimizin gelişmesinde büyük bir rol alır. Her gün dinlemesek bile haftada bir radyo tiyatro dinlemek zihnimizin daha da güçlenmesine yardımcı olacaktır.

Ben radyo tiyatroya "Hasbelkader Sitesi - Arkası Yarın" serisi ile başladım. Komedi türünde bir radyo tiyatro.

"Sesli kitap dükkanı" kanalı da, hafta da 5 ile 10 arası güncel radyo tiyatro içeriği paylaşan başka bir youtube kanalıdır.

Nisan kumrunun radyo tiyatro hakkında bir yazısı:
Görsel kurgusal yapımlara göre daha fazla düşünebilme imkanı sunuyor radyo oyunları; hayal gücünün soyut üretimlerine daha fazla alan bırakıyor. Bir pedagogun radyo tiyatrolarına ilişkin değerlendirmesini okumuştum. Özetle şunları söylüyor: "Radyo tiyatroları çocukların zihinsel gelişimine destek olan en kolay aile içi aktivitelerden biridir. Bu kazanımların başında; zihinsel takip gücü gelir. Çocuklar radyo tiyatrolarını dinlerken, tiyatro içindeki ses efektleri ile oluşan ve fakat görselleri olmayan olayları zihinlerinde canlandırırlar. Böylece çocuk, soyut düşünebilme yeteneğini geliştirecek bir faaliyet içinde olur. Çocuklarda soyut düşünebilme gücünün gelişmesi dersi anlama, derslerde geçen soyut kavramları daha iyi yorumlayabilme, empati kurabilme, iletişim kurma sırasında muhatabına anlatacağı olayları zihninde canlandırabilme gibi birçok yeteneğin gelişmesinde rol oynar. Bunun yanı sıra dikkat dağınıklığı olduğu düşünülen çocuklarda radyo tiyatroları oldukça başarılı bir tedavi yöntemidir."

Radyo tiyatro dinlemenin dikkat dağınıklığı ve görme sorunları olanlara yararlı olacağını düşünüyorum. Çocuklara veya varsa yakınlarınızda bir görme problemli kişiye, radyo tiyatroyu tavsiye edebilirsiniz.

Yazının yayınlanma tarihi: 18.09.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.

Yapay Zeka Yaz Okulu 2. Günde Neler Yaptık?

Yaz okulunun 2. gününe(7 eylül) büyük bir heyecanla uyandık. İlk gün yapay zeka hakkında ilginç konulardan bahsedilmişti. Bugünün de g...

Yapay Zeka Yaz Okulu mustafaturkoz.com

Yaz okulunun 2. gününe(7 eylül) büyük bir heyecanla uyandık. İlk gün yapay zeka hakkında ilginç konulardan bahsedilmişti. Bugünün de güzel geçmesi umuduyla kahvaltımızı yapıp konferans salonuna doğru yola koyulduk. 1. günün sabahı yağmura yakalanmıştık, allah'tan birimizde şemsiye vardı da az ıslanmıştık. Birazda olsa ıslandık, çünkü 3 genç bir şemsiyeyle anca yürüyebilir. Başımı ıslanmaktan korudum, ama sırtım maalesef azcık ıslandı 😄 Bu sabah ise hava güneşliydi, başarılı bir şekilde hedefe ulaşabilmiştik.

Mustafa Türköz mustafaturkoz.com
Sakarya konferans salonu

2. gününde bitmesiyle yurda döndük. Aslında çarşıda biraz gezebilirdik, fakat gezmedik. Galiba bugün ki konuşmacılar bizi biraz yormuş olsa gerek. Hafif teknik konulara girilmesi de bizi sıkmış olabilir. Pek arada verilmemişti. Molasız üst üste 3 konuşmacı dinlediğimiz oluyordu.

Gezmediğimiz için, gezi konusunda bir yazı yazmayacağım. Zaten Sakarya 2 gün gezildikten sonra yetiyor. Gezme isteğim fazla kalmamıştı. Burada okumayı düşünenler bir günlüğüne de olsa gezip görsün. Üniversite eğitimi iyi olabilir bir şey diyemeyeceğim. Ama benim için şehir unsuru da çok önemli. Buraya gelmeden önce belki burada yüksek lisans yapabilirim diyordum, şimdi ise vazgeçtim gibi. Eskişehir'de yola devam yani.


 2. günün oturumları 


 1- 
Büyük Ölçekli Güvenliğin Öncelikli Olduğu Sistemlerde Gömülü- Zeki- Gerçek Zamanlı Sistemler : Uygulamalar ve Problemler
Sakarya Üniversitesi - Sakarya Üniversitesi
Prof. Dr. Erman COŞKUN - Arş. Gör. Büşra ALMA

 2- 
SAP Leonardo Machine Learning - turning insight into action, for truly live business
Aktek Bilişim
Kıdemli Proje Yöneticisi, Çözüm Mimarı Joseph Volkan ÖZCAN

 3- 
Bulanık Mantık ve Matlab Uygulamaları
Sakarya Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Alper KİRAZ

 4- 
Görüntü İşlemede Makina Öğrenmesi: Python ile Görüntü Benzerlik Analizi
İstanbul Üniversitesi
Öğr. Gör. Dr. Murat GEZER

 5- 
Aşırı Öğrenme Makinesiyle Sınıflandırma
İstanbul Üniversitesi
Arş. Gör. F. Onay KOÇOĞLU

 6- 
Zeki Makineler İnsanların Yerini Alacak Mı?
Sakarya Üniversitesi - Marmara Üniversitesi - İstanbul Üniversitesi - İstanbul Üniversitesi
Prof. Dr. Alptekin ERKOLLAR - Prof. Dr. Haldun AKPINAR - Prof. Dr. Şafak URAL Moderatör Prof. Dr. Sevinç GÜLSEÇEN

 7- 
Akıllı Şebekelerde Sensör ve Röleler
Kocaeli Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Necmi Cemal ÖZDEMİR

 8- 
Akıllı Binaların Günümüzdeki Yeri
Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Tahsin TURGAY

 9- 
Su Taşkınlarında Yapay Zeka Uygulamaları
Sakarya Üniversitesi
Doç. Dr. Emrah DOĞAN


 2. günün değerlendirmesi 


Birinci konuşmaya Erman Coşkun ile başladık. Kendisi Amerika'da olduğu için orada saat gecenin 2'si iken bizimle videolu konferans yaptı.

Güvenlik ve Güvenilirliğin önemli olduğu, hata payı olmayan sistemlerden bahsedildi. Bu sistemlere havacılık, trafik kontrol sistemleri, medikal sistemler ve enerji kontrol sistemlerini örnek verebiliriz.

Örnek Kazalar


  • -Çernobil Nükleer Santrali Kazası (1986) (Operatör ve Sistem) 
  • -Therac-25 Kazaları (1985-1987) (Yazılım) 
  • -Exxon Valdez Kazası (1989) (Operatör) 
  • -USS Vincennes (1988) (Operatör)

Sonrasında bu sistemlerdeki kazaların büyük yönetilemez karmaşıklıklardan(complexity) meydana geldiğini belirtti. Sistemler her geçen gün daha karmaşık, daha büyük ölçekli hale gelmekte ve bunların yönetimi için gömülü zeki gerçek zamanlı sistemlerin kullanımı hızla artmaktadır. Bu sistemlerdeki karmaşıklık doğru belirlenmeli, ölçülmeli ve yönetilmelidir. Aksi takdirde istenmeyen kazalar ve sonuçlar ortaya çıkabilir.

---

Joseph Volkan Özcan, kurumsal kaynak yazılım programları ve pazarlamadan bahsetti. Konuşması sırasında, SAP Leanordo Machine Learning'in her çıkan yeni değerde, kendini biraz daha eğittiğini ve SAP Customer Retention ile müşterinin gidip gitmeyeceğinin analizinin yapıldığını söyledi. Churn pretiction yöntemiyle müşterinin kredi kartı işlemleri tespit edilerek müşterinin ayrılıp ayrılmayacağı tahminlenebiliyor.

---

Panel oturumunda "Zeki Makineler İnsanların Yerini Alacak Mı?" bu tartışma konusu üzerinden tüm konferans salonundaki dinleyicilerde dahil olmak üzere, fikir paylaşımları yaptık. Kimimiz gelecekte robotların bizi ele geçireceğini ve köleleri olacağımızı iddaa etti. Kimisi de böyle bir şeyin olabilmesinin imkansız ve bilim kurgu olduğunu öne sürdü.

ÖNERİLEN İÇERİK: Big Data, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesinin Hayatımıza Etkileri

Benim şahsi fikrim ilk fikirden yana oldu. Elbette robotlar yaramazlığa başladığında bi fişlik canları var ve elektriği kestiğimizde duracaklardır. Peki ya buna da fırsat vermeyecek seviyelere gelirse robotlar!

Geçen aylarda Facebook şirketinde kendi aralarında konuşan chatbotlara şahit olduk. Kontrolden çıktıkları için Facebook chatbotları hemen durdurdu. Gelecekte yapay zekanın hayatımıza etkileri öngörülemez derecede. Sizce yapay zeka geleceğimizi nasıl etkileyecek?

---

En dikkatimi çeken konuşmalar bunlardı. Diğer oturumlardan tuttuğum notların birkaçını yazarak yazıyı sonlandırıyorum.

Makine Öğrenmesi:
Matematiksel ve istatistiksel yöntemler kullanarak mevcut verilerden çıkarımlar yapan, bu çıkarımlarla bilinmeyene dair tahminlerde bulunan yöntemler bütünü olarak adlandırabiliriz

Akıl kavramının binalarla birlikte kullanılması yani akıllı bina kavramı ilk olarak Amerika da ifade edilmiş ve Hartfor’daki City Place Building ilk akıllı bina olarak nitelendirilmiştir.

City Place Building mustafaturkoz.com
City Place Building

Yaz okulunun ilk gününde neler yaptığımızı da okumak istersen buraya tıkla.

Yazının yayınlanma tarihi: 17.09.2017  
Mustafa Türköz tarafından yazılmıştır.